"Web sitemiz var ama kimse
bulamıyor." Bu cümleyi kaç kez duyduğumuzu saymayı bıraktık. Ankara'da bir
mobilyacı, İstanbul'da bir danışmanlık firması, İzmir'de bir güzellik salonu...
Sektör değişiyor ama dert aynı: Site hazır, para ödenmiş, ama Google'da
firmanın adını yazmadan siteye ulaşan yok.
İyi haber şu: Çoğu zaman sorun
büyük ve karmaşık değil. 2017'den beri yüzlerce KOBİ web sitesini inceledik ve
aynı hataların tekrar tekrar yapıldığını gördük. Bu yazıda o hataları tek tek
açıyoruz. Okumayı bitirdiğinizde kendi sitenizde neyin eksik olduğunu büyük
ihtimalle bulmuş olacaksınız. Bulamazsanız da ücretsiz
SEO analiz aracımız sizin yerinize bulur.
Hata 1: Google'ın Sitenizden Haberi Yok
Kulağa saçma geliyor ama gerçek:
Birçok site Google Search Console'a hiç eklenmemiş, site haritası (sitemap)
gönderilmemiş durumda. Google sizi taramadıysa, dünyanın en güzel sitesine
sahip olmanızın bir anlamı yok. Vitrin hazır ama dükkanın kapısında "kapalı"
yazıyor gibi düşünün.
Çözüm ne?
Google Search Console'a ücretsiz
kayıt olun, sitenizi doğrulayın ve sitemap.xml dosyanızı gönderin. Bu işlem 15
dakika sürer ve tamamen ücretsizdir. Hazır altyapı kullanıyorsanız site
haritanız otomatik oluşturuluyor olmalı; bizim öz altyapımızda bu standart
olarak gelir.
Hata 2: Herkesle Aynı Kelimelerde Yarışmaya
Çalışmak
"Web tasarım"
kelimesinde birinci çıkmak istiyorsunuz. Anlıyoruz. Ama o kelimede yıllardır
milyonlar harcayan dev firmalarla yarışıyorsunuz. KOBİ'nin gücü genel
kelimelerde değil, uzun kuyruklu (long-tail) yerel aramalardadır.
"Ayakkabı" yerine
"Ankara Keçiören ortopedik ayakkabı tamiri" gibi aramalar hem daha az
rekabetli hem de arayan kişi satın almaya çok daha yakın. Bir arama yapan
"Ankara'da acil su tesisatçısı" yazıyorsa, o kişi bugün müşteri olmak
istiyor demektir.
Çözüm ne?
•
Şehir + ilçe + hizmet kombinasyonlarını sayfa
başlıklarınıza yerleştirin.
•
Her hizmetiniz için ayrı bir sayfa açın; hepsini tek
sayfaya sıkıştırmayın.
•
Müşterilerinizin size telefonda sorduğu soruları
birebir başlık yapın.
Hata 3: Mobilde Açılmayan ya da Yavaş Açılan
Site
Türkiye'de aramaların büyük
çoğunluğu artık cep telefonundan yapılıyor ve Google siteleri önce mobil
haliyle değerlendiriyor. Siteniz telefonda 5 saniyede açılmıyorsa, ziyaretçinin
yarısını daha sayfa yüklenmeden kaybediyorsunuz. Google da bunu görüyor ve sizi
geriye itiyor.
Çözüm ne?
Görselleri sıkıştırın, gereksiz
eklentileri temizleyin ve mobil uyumlu bir tema kullanın. Sitenizin temeli
eskiyse yamalarla uğraşmak yerine modern, hızlı bir altyapıya geçmek çoğu zaman
daha ucuza gelir. Hazır temalarımıza göz atarak mobil öncelikli
tasarımın nasıl göründüğünü inceleyebilirsiniz.
Hata 4: Sitede Google'ın Okuyacağı Metin Yok
Görsel ağırlıklı, üç cümlelik
ana sayfalar göze hoş görünebilir ama Google metin okur. Ne iş yaptığınızı,
nerede yaptığınızı ve kimin için yaptığınızı yazıyla anlatmadıysanız, Google
sizi hangi aramada göstereceğini bilemez.
Çözüm ne?
Her sayfada en az 300-500
kelimelik, insan gibi yazılmış açıklayıcı metin bulundurun. Anahtar kelimeyi
robotça tekrarlamak yerine müşterinizin sorusuna cevap verin. Düzenli blog
yazmak da bu noktada devreye girer: Her yazı, Google'a "bu konuda uzmanım"
dediğiniz yeni bir kapıdır.
Hata 5: Google İşletme Profilini Boş Bırakmak
Yerel aramalarda haritada çıkan
üç işletme, tıklamaların aslan payını alır. Google İşletme Profili (eski adıyla
Google My Business) doldurulmamışsa ya da yıllardır güncellenmemişse, o üçlüye
girme şansınız neredeyse sıfır.
Çözüm ne?
•
Adres, telefon ve çalışma saatlerini eksiksiz girin;
web sitenizle birebir aynı olsun.
•
Düzenli olarak fotoğraf ve paylaşım ekleyin.
•
Memnun müşterilerinizden yorum isteyin ve her yoruma
cevap verin.
Hata 6: Yapay Zeka Aramalarını Yok Saymak
2026'da insanlar artık sadece
Google'a değil; ChatGPT'ye, Gemini'ye ve Google'ın yapay zeka özetlerine (AI
Overviews) de soruyor. "Ankara'da güvenilir web tasarım firması
hangisi?" sorusunu bir yapay zekaya soran kişiye siteniz kaynak olarak gösterilmiyorsa,
yeni bir görünürlük kanalını tamamen kaçırıyorsunuz demektir.
Çözüm ne?
Yapay zeka motorları soru-cevap
formatındaki, kaynağı belli, güncel içerikleri sever. Başlıklarınızı soru
olarak kurun, yazılarınızda tarih ve somut bilgi kullanın, firmanızın kim
olduğunu (kuruluş yılı, kurucu, konum) açıkça belirtin. Buna GEO, yani üretken
motor optimizasyonu deniyor ve önümüzdeki yılların en önemli konularından biri.
Hata 7: SEO'yu "Bir Kere Yapılıp Biten
İş" Sanmak
En yaygın ve en pahalı hata bu.
SEO bir ameliyat değil, bir spor salonu üyeliği gibidir: Düzenli gittiğinizde
sonuç alırsınız, bıraktığınızda rakipleriniz sizi geçer. Sitesini 2019'da
yaptırıp bir daha dokunmayan firmaların bugün ilk sayfada yeri yok.
Çözüm ne?
Ayda bir-iki blog yazısı, üç
ayda bir içerik güncellemesi ve yılda bir teknik kontrol gibi basit bir rutin
bile sizi rakiplerinizin çoğunun önüne geçirir. Bunun için dev bütçeler
gerekmiyor; fiyatlandırma sayfamızda KOBİ bütçesine göre
kurgulanmış paketleri görebilirsiniz.
Peki Şimdi Ne Yapmalısınız?
Bu yedi maddeyi kendi siteniz
için tek tek kontrol edin. Muhtemelen en az iki-üç tanesinde eksik bulacaksınız
ve bu gayet normal; işiniz web sitesi yönetmek değil, kendi işinizi büyütmek.
Nereden başlayacağınızdan emin
değilseniz iki dakikanızı ayırın: Ücretsiz
SEO analizi ile sitenizin mevcut durumunu görün ya da bizimle
iletişime geçin, birlikte bakalım. 2017'den beri Ankara'dan
Türkiye'nin dört bir yanındaki KOBİ'lere hizmet veren ESC Medya olarak, dokuz
yıldır tam olarak bu soruları çözüyoruz. Kurucumuz Sefa Yalçınkaya'nın en
sevdiği cümleyle bitirelim: "Google'da görünmeyen firma, müşterisine
görünmez."